Ekonomi

UNCTAD: Küresel Ticaret 35 Trilyon Dolara Ulaştı, Ancak Kırılganlıklar Artıyor

BM Ticaret ve Kalkınma Konferansı'nın (UNCTAD) Nisan 2026 raporuna göre küresel ticaret 2025'te yüzde 7,5 büyüyerek rekor 35 trilyon dolara ulaştı; ancak gümrük tarifeleri, Orta Doğu gerginlikleri ve yükselen enerji maliyetleri 2026'nın ikinci yarısında ciddi bir yavaşlama riskine işaret ediyor.

EkoAktüel Editör9 Nisan 2026
UNCTAD: Küresel Ticaret 35 Trilyon Dolara Ulaştı, Ancak Kırılganlıklar Artıyor

Birleşmiş Milletler Ticaret ve Kalkınma Konferansı (UNCTAD), 7 Nisan 2026 tarihinde yayımladığı Küresel Ticaret Güncellemesi raporunda küresel ticaretin 2025 yılında yaklaşık 2,5 trilyon dolar artarak rekor düzeyde 35 trilyon dolara ulaştığını açıkladı. Söz konusu büyüme, küresel ticaret tarihinin en güçlü performanslarından biri olarak kayıtlara geçerken, rapor aynı zamanda 2026'nın ikinci yarısına ilişkin ciddi uyarılar da içeriyor.

Mal ve Hizmet Ticaretinde Güçlü Büyüme

UNCTAD verilerine göre 2025'teki büyümenin büyük bölümünü mal ticareti sürükledi. Mal ticareti yaklaşık yüzde 7 oranında genişleyerek küresel büyümeye 1,8 trilyon dolar katkı sağlarken, hizmet ticareti yüzde 8 artışla 700 milyar dolarlık ek değer yarattı. Büyüme coğrafi açıdan da geniş tabanlı bir görünüm sergiledi; Doğu Asya ve Afrika'daki gelişmekte olan ekonomiler küresel ortalamanın üzerinde performans gösterdi. Güney-Güney ticareti ise yüzde 9 oranında genişleyerek gelişmekte olan ülkelerin dünya ticaretindeki ağırlığının giderek arttığını teyit etti.

Büyümenin önemli bir itici gücü yapay zeka ve bilgi-iletişim teknolojileri (BİT) ile ilgili ürünlerdeki talep patlaması oldu. Yapay zeka altyapısına yönelik küresel yatırımların hız kazanmasıyla birlikte bu kategorideki ticaret, imalat sektörünün 2025'teki genişlemesinin önemli bir bölümünü oluşturdu.

Kırılganlıklar ve Riskler Belirginleşiyor

Rapor, 2025'teki güçlü momentumun 2026'nın başına taşındığını ancak bu olumlu tablonun kırılgan bir zemine oturduğunu vurguluyor. UNCTAD, küresel ticaret büyümesinin yılın ikinci yarısında yavaşlamasını bekliyor. Bu yavaşlamanın ardındaki başlıca etkenler şöyle sıralanıyor:

  • Gümrük tarifeleri ve ticaret maliyetleri: ABD'nin uyguladığı kapsamlı gümrük tarifeleri ve karşılıklı misilleme önlemleri, küresel tedarik zincirlerini yeniden şekillendirirken işletmelerin maliyet yapısını da olumsuz etkiliyor.
  • Orta Doğu gerginlikleri ve Hürmüz Boğazı: Bölgedeki çatışmanın sürmesi ve Hürmüz Boğazı'ndaki deniz taşımacılığı aksaklıkları, küresel enerji ticaretinin yüzde 20'sinden fazlasını tehdit ederek enflasyonist baskıları artırıyor.
  • Enerji fiyatlarındaki oynaklık: Brent ham petrolünün varil fiyatının 107 dolar civarında seyretmesi, ithalat maliyetlerini yükseltiyor ve tüketici enflasyonunu besliyor.
  • Ticaret kurallarının aşınması: Çok taraflı ticaret sisteminin zayıflaması ve düzenleyici değişiklikler, uzun vadeli belirsizliği artırıyor.

ABD-Çin Ticaretindeki Daralma Küresel Akışları Yeniden Şekillendiriyor

Raporun öne çıkardığı en çarpıcı bulgulardan biri, ABD ile Çin arasındaki ticaretin 2025'te yaklaşık dörtte bir oranında, yani 170 milyar dolar azalmasıdır. Bu dramatik daralma, küresel ticaret haritasını köklü biçimde değiştiriyor. Kamboçya, Mısır, Vietnam ve Endonezya gibi "bağlantı ekonomileri" lojistik merkez ve montaj noktası işlevi üstlenerek ticaret akışlarını dengelemeye çalışıyor.

Öte yandan IMF, Nisan 2026 Dünya Ekonomik Görünümü raporunda küresel büyüme tahminini yüzde 3,0'a indirdi. Fon, gümrük tarifelerinin yarattığı belirsizliğin firmaların yatırım kararlarını ertelemesine yol açtığını ve bu durumun büyüme üzerindeki baskıyı artırdığını belirtti.

Yapay Zeka ve Yeşil Sektörler Büyümeyi Destekliyor

Tüm bu risklere karşın UNCTAD, yapay zeka ile ilgili mal ve hizmetlere yönelik güçlü küresel talebin ve yeşil sektör ürünlerinin ticaret büyümesini desteklemeye devam edeceğini öngörüyor. Dijital teknolojiler ve yenilenebilir enerji bileşenlerine yönelik ticaret, küresel ekonominin yapısal dönüşümünün önemli bir parçası haline geliyor.

UNCTAD raporu, küresel ticaretin rekor seviyelere ulaşmasının sevindirici olmakla birlikte, jeopolitik gerilimler, korumacı politikalar ve enerji piyasalarındaki oynaklığın bu kazanımları tehdit ettiğini açıkça ortaya koyuyor.

Analistler, 2026'nın ikinci yarısında küresel ticaretin seyri açısından Hürmüz Boğazı'ndaki gelişmelerin ve ABD'nin tarife politikasındaki olası değişikliklerin belirleyici olacağını vurguluyor. Avrupa Birliği'nin Hindistan ve Mercosur ile sürdürdüğü ticaret müzakereleri ise yeni ticaret koridorları oluşturma çabasının somut bir yansıması olarak değerlendiriliyor.

imfgümrük tarifeleriküresel ticaretunctadabd-çin ticaretienerji piyasaları

Yazar

EkoAktüel Editör

EkoAktüel ekonomi ve iş dünyası editörü.